
Bakışların Korkutucu Gücü: Ommetafobi
Gözler bazen tüm hikâyeyi anlatabilir. Bir bakış, iç dünyamızın derinliklerine, duygularımıza ve niyetlerimize dair kelimelerden daha fazla şey söyleyebilir. Ancak gözler, bazen sadece bir iletişim aracı olmaktan çıkıp, kaygı, korku ve rahatsızlık yaratabilen güçlü bir unsura dönüşebilir. Peki ya göz teması? İnsanlar arasında güven ve bağ kurmanın doğal bir yolu olsa da bazı bireyler için bu kabusa dönüşebilir. İşte bu rahatsızlık, "ommetafobi" olarak bilinir ve gözlere bakmak, bazılarımız için sadece zorlu bir deneyim değil, adeta bir mücadele haline gelebilir. Bu yazıda, gözler ve göz temasının gücünü, neden bazı insanların bundan korktuğunu ve ommetafobiyi nasıl yenebileceğimizi inceleyeceğiz.
Gözlerin Etkisi Neden Bu Kadar Güçlü?
Gözler sıklıkla insan ruhunun aynası olarak tanımlanır. Leonarda da Vinci’nin Mona Lisa tablosundaki gözler, her açıdan size izliyormuş gibi hissettirerek gözlerin psikolojik gücünü ve insan beynindekini etkisini gösterir. Psikolojide, göz teması, sosyal etkileşimde önemli bir rol oynar. Sinema dünyasından da örnek vererek bu olguyu güçlendirelim. The Silence of the Lambs (1991) filmindeki Hannibal Lecter’ın Clarice Starling’e kurduğu yoğun göz teması, beynin savaş-kaç mekanizmasını tetikler. Bu, evrimsel psikolojiye göre, tehdit algısıyla ilişkilidir ve kişinin savunma veya kaçma tepkisini güçlendirir. Ommetafobiye sahip bireyler için, göz teması bu tehdit algısını pekiştirerek, korkuyu artırabilir. Diğer yandan, Scarface (1983) filmindeki "Gözler Chico. Onlar asla yalan söylemez" repliği, gözlerin dürüstlük ve samimiyetin bir göstergesi olarak bir anlam taşır. Bu da gelişim psikolojisinde güven ve bağ kurma sürecine dair önemli bir olgudur. Göz teması, sağlıklı ilişkilerde güven ve empati oluştururken, ommetafobiye sahip kişiler için gözler, korkularını ve duygusal yaralarını ortaya çıkaran bir araç olabilir.
Ommetafobi Neden Gelişir?
Ommetafobi, bazen geçmişte yaşanan travmalar veya psikolojik bozukluklarla bağlantılı olarak gelişebilir. Özellikle çocukluk dönemi travmaları, göz temasına karşı duyulan korkuyu tetikleyebilir. Örneğin, bir çocuk, sert bakışlarla azarlanan veya zorbalığa uğrayan bir deneyim yaşarsa, bu olumsuz deneyimler gözleri tehlikeli bir şey olarak kodlamasına yol açabilir. (Öhman & Mineka, 2001).
Aynı zamanda, ommetafobi, bazı psikolojik bozukluklarla da ilişkilidir. Örneğin, sosyal anksiyete bozukluğu olan kişiler, başkalarının kendilerini değerlendireceği korkusuyla göz temasından kaçınabilirler. Bu bireyler, göz teması kurduklarında yanlış bir şey söylediklerini veya garip göründüklerini düşünebilirler, bu da onların kaygı seviyelerini arttırır. (Stein & Stein, 2008). Otizm spektrum bozukluğu olan bireylerde de göz teması genellikle zorlayıcı olabilir. OSB’li kişiler için göz teması, doğal bir iletişim biçimi olmayabilir, bu yüzden gözlere bakmak onları rahatsız edebilir. (Senju & Johnson, 2009). Ayrıca, post-travmatik stres bozukluğu (PTSD) gibi durumlar da göz temasına karşı duyulan korkuyu artırabilir; özellikle travmatik bir olay sırasında göz teması, bireyin kaygı seviyesini daha da yükseltebilir. Örneğin, travma sonrası stres yaşayan bir kişi, göz temasını bir tehdit veya hatırlatıcı olarak algılayarak, bilinçli olarak bu durumdan kaçınabilir.
Ommetafobi, bazen sadece psikolojik değil, fiziksel bir deneyiminde sonucu olabilir. Örneğin, bir kişi, kontak lens takarken gözünü yaralayabilir ya da lensleri çıkarırken gözünde acı hissedebilir, bu da gözlere duyulan korkuyu tetikleyebilir. Ayrıca, polen gibi alerjenler gözleri tahriş ettiğinde ya da gözde bir batma hissi oluştuğunda, bu rahatsızlıklar da gözlere yönelik korkuya neden olabilir. Hatta, bireyin gözüne sivri bir cisim batması gibi travmatik bir deneyim bile, gözlere karşı olumsuz bir tutum geliştirilmesine yol açabilir. Bu tür anılar, gözleri tehlikeli bir şey olarak algılamaya sebep olabilir ve ommetafobinin temelini atabilir.
Tedavi Mümkün Mü?
Evet, ommetafobi tedavi edilebilir ve tedavi sürecinde çeşitli psikoterapi yöntemleri ve teknikleri kullanılabilir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), ommetafobiyi tedavi etmek için en yaygın kullanılan yöntemlerden biridir ve kişinin göz temasına dair olumsuz inançlarını değiştirmeyi hedefler. Maruz Bırakma Terapisi, kişiyi adım adım göz teması kurma durumlarına maruz bırakarak, gözlerin tehlikeli olmadığına dair yeni bir bakış açısı kazandırır. EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), özellikle travmalara bağlı gelişen fobilerde etkili bir tedavi yöntemidir ve kişiyi travmatik anılardan arındırarak göz temasına karşı duyduğu korkuyu azaltır. Ayrıca, gevşeme teknikleri gibi derin nefes alma ve gevşeme egzersizleri, anksiyeteyi yönetmeye yardımcı olur. Bu terapiler, ommetafobiyi iyileştirmek için bir arada kullanılabilir. Ek olarak, ilaç tedavisi de destekleyici bir seçenek olabilir; anksiyete bozuklukları ve fobilerin tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, kişinin kaygı seviyelerini azaltarak terapilerin etkisini artırabilir. Bu yöntemlerin birleşimi, kişiye göz temasını güvenli bir deneyim olarak yeniden yapılandırma fırsatı sunar.
Gözlerin bazı insanlar için ruhun aynası olduğunu söylemiştik, ommetafobiye sahip kişiler için bile, doğru tedavi yöntemleriyle göz temasının korkutucu bir deneyim olmaktan çıkıp, güçlü bir bağ kurma aracına dönüşmesi mümkündür. Gözlerin; güven, samimiyet ve anlayış oluşturabilen bir iletişim yolu olduğunuda bilmeliyiz. Unutmayın ki, psikoterapi yöntemleri, gevşeme teknikleri ve gerektiğinde ilaç tedavisi ile bu korkunun üstesinden gelebilir ve gözler ya da göz temasıyla ilgili duyduğunuz kaygıyı yönetebilirsiniz. Kim bilir? Belki bir gün, Mona Lisa'nın gözlerine rahatlıkla bakabilir, göz temasının gücünden faydalanarak başkalarıyla daha derin ve anlamlı bağlantılar kurabilirsiniz!
Kaynaklar
- American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed.).
- Hofmann, S. G., Sawyer, A. T., Fang, A., & Asnaani, A. (2012). "Emotion dysregulation model of anxiety disorders." Clinical Psychology Review, 32(8), 698-712.
- Öhman, A., & Mineka, S. (2001). "Fears, phobias, and preparedness: Toward an evolved module of fear and fear learning." Psychological Review, 108(3), 483-522.
- Senju, A., & Johnson, M. H. (2009). "The eye contact effect: Mechanisms and development." Trends in Cognitive Sciences, 13(3), 127-134.
- Stein, M. B., & Stein, D. J. (2008). Social anxiety disorder. The Lancet, 371(9618), 1115-1125.
Psikoloji Öğrencisi Cansu IŞIK